Belki de çağımızın gerçek romantizmi tam burada yatıyor. Geçmişin ruhunu, bugünün konforuyla yeniden kurmak istiyoruz. Mahalle olsun ama arabasız dolaşmak zorunda kalmayalım; hayat yavaşlasın ama internet hızımız düşmesin; insanlar birbirini tanısın ama mahremiyetimiz de elimizden alınmasın. Eski dünyanın toplumsal sıcaklığıyla yeni dünyanın teknolojik lüksünü aynı pakette talep ediyoruz. Adeta Premium Tıkla Gelsin.
Bu yüzden nostaljimiz aslında geçmişe dönüş arzusu değil öyle olsaydı muhafazakar olurdu Acemoğlu, yerine geçmişin seçilmiş, sterilize edilmiş ve konforlu bir versiyonuna duyulan özlemi duyuyor. Kapitalist romantizm tam olarak budur; sistemi terk etmek istemeden, sistemin bize unutturduğu şeyleri sistemin imkânlarıyla geri satma arzusu. Eski dünyanın ruhunu istiyoruz; ama faturası eski dünyanın koşullarıyla gelmesin, Kapitalizm ve Tüketim çılgınlığı sürsün ama insanların canı daha az yansın. Bence bu yarıdan da cacık çıkmaz.
Çözümü Tek Yol Mikro Devrim! Kitabımda detaylandırmıştım. Bu kitap, fiyat-kâr-ücret oranı sisteminin analizine dayanan klasik ve modern ekonomik değer teorilerinin derinlemesine bir incelemesini sunmaktadır. Bu bağlamda, dağıtım değişkenleri hem teorik hem de ampirik olarak değiştiğinde, çok çeşitli gerçek bir çıktı verilerinin kullanılarak göreli fiyatların yörüngelerinin bir incelemesi yapılmaktadır. Bireyi zenginleştirme etkinliklerindeki artış, iktisadi büyümeyi de yanında getirmektedir. Makroekonomik argümanlarla mikro ekonomik birimlerin zenginleştirilmesi imkânı kalmamıştır. Bilgi çağında bireyin zenginleşmesini sağlamaya yönelik mikro ekonomik programlar geliştirilmelidir.
Diyoruz ki; Makro büyüme tek başına yeterli değildir, bireyin ekonomik kapasitesini artıran mikro düzeyli mekanizmalar gerekir. **“Tek Yol Mikro Devrim”**in iddiası; ekonomik sistemin başarısı yalnızca üretim ve toplam gelir artışlarıyla değil, bireyin gelir, mülkiyet, verimlilik ve ekonomik karar alma kapasitesindeki artışla ölçülmelidir.




YORUMLAR