“KKTC Ombudsmanı’nın ‘Gelip Dilekçe Verin’ Tavsiyesi Tepki Çekti: ‘Hak Aramayı Kolaylaştırmak Yerine Zorlaştırıyor'”
LEFKOŞA – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ombudsmanı İlkan Varol’un, Türkiye’de yaşayan ve KKTC idaresinin işlem veya eylemleri nedeniyle mağdur olduğunu ileri süren kişilere yönelik “Kıbrıs’a gelerek dilekçe verin” yönündeki yaklaşımı eleştirilerin odağı oldu.
Hukuk çevrelerinde dile getirilen değerlendirmelere göre, kamu denetçiliği kurumlarının temel görevi vatandaşın hak arama yollarını kolaylaştırmak iken, fiziksel başvuru şartını öne çıkarmak bu amaca ters düşüyor.
Eleştiriler, özellikle Türkiye’de yaşayan kişilerin KKTC’ye ulaşabilmek için uçak bileti, konaklama ve diğer seyahat masraflarını karşılamak zorunda kalacağına dikkat çekiyor. Hak ihlaline uğradığını iddia eden bir kişinin, yalnızca başvuru yapabilmek için ciddi bir ekonomik külfetin altına girmesinin “hak arama özgürlüğünü fiilen zorlaştırdığı” ifade ediliyor.
Öte yandan, kamu kurumlarının gerekli gördüklerinde resen inceleme ve araştırma başlatabilme imkânına sahip olduğu hatırlatılarak şu soru gündeme getiriliyor:
“Ortada kamu yararını ilgilendiren ciddi bir hak ihlali iddiası varsa, neden vatandaş binlerce lira harcayarak adaya gelmek zorunda bırakılıyor? Resen inceleme yapılması mümkünken neden süreç daha da zorlaştırılıyor?”
Eleştiriler, Ombudsman İlkan Varol’a da doğrudan yöneliyor:
“Sayın İlkan Varol, göreviniz hak aramayı kolaylaştırmak mı, yoksa vatandaşın önüne yeni engeller koymak mı? Dijital çağda elektronik başvuru, posta veya vekâlet yoluyla başvuru gibi seçenekler varken, insanların uçak ve otel masrafı yapmasını istemek kamu denetçiliğinin ruhuyla bağdaşmıyor.”
Uzmanlar ise kamu denetçiliği mekanizmalarının şekil şartlarından çok, iddia edilen hak ihlallerinin esasını incelemesi gerektiğini vurgulayarak, erişilebilir ve düşük maliyetli başvuru yöntemlerinin geliştirilmesinin hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğuna dikkat çekiyor.
Tartışmaların, KKTC’de yaşayanlar kadar Türkiye’de ikamet eden ve KKTC idaresinin işlemlerinden etkilenen binlerce kişi açısından da emsal niteliği taşıdığı belirtiliyor.

