Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Antalya COP31’de Tarım Teknolojileri Öne Çıkacak

ASETAM Müdürü Çağlayan, Antalya’nın COP31 ile sera teknolojileri açısından bir merkez olacağını vurguladı.

ASETAM Müdürü Çağlayan, Antalya'nın COP31 ile sera teknolojileri açısından bir

Akdeniz Üniversitesi Sera Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi (ASETAM) Müdürü Doç. Dr. Nuri Çağlayan, Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılacak “BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı” (COP31) sürecinde tarım teknolojilerinin de ön plana çıkacağını belirterek “Özellikle sera teknolojilerinin geliştirilmesi ve sahada yaygın hale getirilmesinde Antalya bir uygulama merkezi haline gelebilir.” dedi.

Antalya, 9-20 Kasım’da EXPO Fuar Alanı’nda düzenlenecek “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı”na (COP31) hazırlanıyor.

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi de olan Çağlayan, AA muhabirine, COP31’de iklim değişikliklerinin etkilediği alanlardan biri olan tarımın ve tarım teknolojilerinin de uluslararası platformda değerlendirileceğini söyledi.

Antalya’nın bir tarım kenti olduğunun altını çizen Çağlayan, COP31’in Antalya’da yapılacak olmasının tesadüf sayılamayacağını ifade etti.

Türkiye’nin yürüttüğü politikalarla iklim krizine karşı önemli bir misyon üstlendiğini aktaran Çağlayan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Antalya’nın 2025 yılı ‘İklim Başkenti’ seçilmesi ve bu yıl kasımda COP31’e ev sahipliği yapacak olması, hem Antalya’nın hem Türkiye’nin iklim değişikliğine verdiği önemi gösteriyor. Dünyadaki sera varlığı bakımından dördüncü sırada, Avrupa’da ise hemen İspanya’nın arkasından ikinci sırada yer alıyoruz. İklim dostu tarım teknolojilerinin, özellikle sera teknolojilerinin geliştirilmesi ve sahada yaygın hale getirilmesinde Antalya bir uygulama merkezi haline gelebilir.”

Çağlayan, COP31 ile tarım faaliyetlerinde de iklim kriziyle mücadele eden teknolojilerin ön plana çıkacağını kaydetti.

İklim dostu tarımın sadece bir tercih değil, su kriziyle mücadelede bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Çağlayan, şöyle devam etti:

“Akıllı seralarda su miktarında, normal üretime göre yüzde 50’ye yakın tasarruf sağlanabiliyor. Hatta ileri uygulamalarda atık suyun geri dönüştürülmesiyle su ve gübreden çok daha fazla tasarruf edilmesi söz konusu olabilir. Bitki fabrikalarında ise tam yapay ortamda üretim yapılır. Su tüketimi konusunda açık tarla üretimine göre yaklaşık yüzde 90’a varan bir tasarruf sağlayabilirsiniz.”

Açık tarla koşullarında bir kilogram marul üretimi için yaklaşık 200 litre su gerektiğini ancak “bitki fabrika”larında aynı miktar üretimin ortalama 10 ila 20 litre suyla gerçekleştirilebildiğini aktaran Çağlayan, bu yöntemle su kullanımının yanı sıra gübrede yüzde 60, işçilikte ise yüzde 70 oranında tasarruf sağlanabildiğini bildirdi.

“COP31, Antalya’nın teknoloji üssü olması için önemli bir fırsat”

Doç. Dr. Çağlayan, tarım ve enerji entegrasyonuna da değinerek seralarla güneş panel sistemlerinin birlikte kullanılabileceğini belirtti.

Aynı arazide hem tarımsal üretim hem de güneş enerjisinden elektrik üretiminin yapılmasını sağlayan çift amaçlı bir sistem olan agrivoltaik tarımın yaygınlaştırılması gerektiğini aktaran Çağlayan, şunları kaydetti:

“Özellikle seralarla beraber güneş panel sistemlerinin kullanılması, örtü malzemelerinin buna uygun hale getirilmesi sayesinde seralar hem enerji üretebilecek hem de yıl boyunca üretim yapılabilecek. Yazın güneşin çok yoğun olduğu dönemlerde fotovoltaik film katkılı örtü malzemesi (güneşten elektrik üretme özelliği bulunan özel sera örtüleri) güneşi bir nebze engellediği için gölge etkisi yaratacak, bu da üretime katkı olarak dönecektir. Antalya, COP31 ile beraber tarım teknolojileri bakımından bir teknoloji üssü olması için önemli bir fırsat yakalayabilir.”

Kaynak: AA